Bildiğiniz gibi altın, güvenli liman olma özelliği ve uzun vadede kazandırması nedeniyle her zaman tercih edilmiştir. Fiyatlarında dalgalanma görüldüğü sırada bile en küçük bir yükseliş hareketi yatırımcılar tarafından değerlendirilmektedir. Hemen her portföyde yer aldığını ve yatırımcıların fiyatlardaki değişimleri hep takip ettiğini söylemek de yanlış olmayacaktır. Aynı zamanda finans piyasaları dışında herkesin altınla ilgilendiği de doğrudur.
İster Ons İster Gram Altın Yatırımını 5/24 İnternetten Yapın!
Bilgi Almak için Tıklayın.
Finans piyasalarında altın yatırımından kazanç elde edebilmek için fiyatlarındaki değişimlere hakim olmanız gerekiyor. Eğer uzun vadeli yani ‘al ve bekle’ mantığıyla bir yatırım yapmıyorsanız fiyatları günlük ve çeşitli zaman aralıklarına göre takip etmelisiniz. Bunun nedeni; altın fiyatların kısa vadeli düşüşlerin yaşanırken, orta veya uzun vadede yükseliş görebilmenizdir. Aslında uzun vadeli yatırım yapan kişilerin de bu takibi yapması oldukça önemlidir. Gerek yeni pozisyonların oluşturulabilmesi gerek ekonomik kriz gibi karmaşaların neden olduğu değişimleri görebilmek için altın fiyatları izlenmelidir.
Sizlere bu anlamda, son 10 yıla ait altın fiyatları grafiğini sunmak ve yaşanan önemli değişimleri paylaşmak istiyoruz.
Son 10 Yıllık Altın Fiyatları Grafiği
Finans piyasalarında bilinçli yatırımcılar, altın işlemlerini yaparken fiyat takibini genellikle uzun vadelere yaymaktadır. Yani 1 aylık ve yıllık verilerden 10 yıllık fiyat değişimini gösteren grafiklere kadar analiz etmektedirler. Bu şekilde çok daha iyi sonuçlar elde edildiğini de bilmelisiniz. Köşe yazarlarına ve analistlere bakacak olursanız; fiyatların geleceği hakkında yorum yaparken geçmiş yılların verilerini incelediklerini görürsünüz. Örneğin 2008 ekonomik krizinde yaşanan fiyat değişimiyle bağlantı kurmaya çalışılır. Analizlerle de bu beklentiler desteklenir ve yılsonunda hangi seviyelerin görülebileceği yorumu yapılır. Analiz ve fiyat tahmini yapan uzmanlar, genellikle son 10 yıla ait altın fiyatları grafiği üzerinden, mevcut ekonomik düzende yaşanma ihtimali olan gelişmeleri değerlendiriyorlar.
Aşağıdaki grafik, altının ons fiyatı (USD) üzerinden son 10 yıllık değişimini (Ağustos 2006 ve Ağustos 2016 tarihleri arası) göstermektedir:

Grafikte koyu renkli alan dışında 2011 yılı Ağustos ayına kadar genel bir yükseliş olduğunu söyleyebiliriz. Bu koyu renkli alan bize, 2008 küresel krizini göstermektedir. 2008 – 2012 yıllarını kapsayan küresel ekonomik kriz döneminde; en düşük altın fiyatı, 2008 yılı Ekim ayında görülmüştür. Bundan önceki düşük seviye ise 2007 yılının Ağustos ayında gerçekleşmiştir. Burada bilmeniz gereken en önemli nokta ise 2008 ekonomik krizinin, 2007 yılında ABD’de başlayan mortgage kriziyle tetiklenmesidir.
Kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse; mortgage kriziyle birlikte denetimlerde eksiklik ve izlenen politikalarda öngörülemeyen olumsuzluklar, krize doğru sürüklenmemize neden olmuştur. Mortgage krizinin asıl nedeni ise düşük gelirli ve zayıf kredi geçmişi bulunan hane halkına verilen yüksek riskli subprime ipotekli konut kredileridir. Bu krizin ABD dışında, diğer ülkelere yansımasının nedeni ise dolaşan sıcak para ve yabancı yatırımların bir anda çekilmesidir.
2008 – 2012 Küresel Krizinin Altın Fiyatı Üzerindeki Etkisi
2007 yılının Ağustos ayında, ABD’de mortgage sorunuyla başlayan küresel kriz, en şiddetli haliyle 2008 yılında hissedilmiştir. Altının kriz döneminde popülerliğinin artmasını ise şu verilerle görebilirsiniz; krizin patlak verdiği 2007 yılı Ağustos ayında, 758,57 dolar seviyesinde olan altın fiyatı, Eylül ayında 810,28 dolar seviyesine yükselmiştir. Fiyatlar, Ekim ayında 856,47; Kasım ayında ise 909,45 doları görmüştür. Yani 2007 Ağustos – Kasım ayları arasında fiyatlarda bariz bir sıçrama gözlenmektedir.
2008 yılına gelindiğinde ise altın fiyatlarının Ocak ayına 999,02 dolardan başladığı görülmektedir. Devam eden bu sıçramalar; Şubat’ta 1.032,98 ve Mart’ta 1.074,96 dolara ulaşmıştır. Mart ayından başlayarak Ekim ayına kadar da genel bir düşüş trendi görülmüştür. 2008 yılının Ekim ayında altın fiyatları, 800,17 dolara gerilemiştir. Neredeyse 1 senelik süreçte altın fiyatlarının yaşadığı bu ani değişim, krizin gelişim aşamaları hakkında da bilgi vermektedir.
2008 yılının Eylül ayında 963,13 seviyesini gören altın fiyatı, Ekim ayında büyük bir düşüşle 800,17 seviyesine inmiştir. Fiyatlar, 2008 yılı Kasım ayında ise 908,98 seviyesine yükselmeyi başarmıştır. Ama bildiğiniz gibi ekonomik kriz gibi güvensiz ortamlarda altın, güvenilirlik özelliği nedeniyle ön plana çıkmaktadır. Faiz getirisi olmayan altın, krizin en ateşli olduğu zamanlarda yatırımcıların para kazandığı enstrüman olmuştur.
Küresel kriz döneminde altın fiyatlarının seyrini tablodan görebilirsiniz:

2007 yılının Ağustos ayında başlayan küresel kriz, 2008 yılında yatırımcıların hareket alanını kısıtlamıştır. Yatırımcıların ilgisiyle 2008 yılının getiri şampiyonunu altın olmuştur. Borsadaki riskten gelir elde eden yatırımcılar ise o sene şanslı değildi ve en büyük kaybı yaşayan grup oldular. 2008 başında İMKB (yeni adıyla Borsa İstanbul) aracılığıyla birikimlerini değerlendiren yatırımcılar, % 51,6 oranında kaybetti. Altın yatırımcısı ise % 34,12 oranında gelir elde etmeyi başardılar ve yüzleri güldü.
Büyük beklentilerle başlayan 2000 yılı ile krizin vurduğu 2008 yılları arasında, ekonomilerinde büyük gelişme gözlenen ve dünyanın en kalabalık ülkeleri olan Çin ile Hindistan’ın başta petrol olmak üzere birçok emtiaya olan talebinde de artış gözlenmiştir. Bu talep artışının etkisi ve güvensiz ekonomi ortamında, gıda fiyatları tarihin en yüksek seviyelerini görmüştür. Özellikle altın ve petrol, tarihlerinin en yüksek değer kazanımlarını yaşamıştır. Amerikan doları ise bu süreçte diğer para birimleri karşısında büyük bir düşüşe maruz kalmıştır. ABD’de başlayan küresel krizde Lehman Brothers gibi birçok önemli kurum da iflas açıklamıştır.
Son 5 Yıllık Altın Fiyatları Grafiği
2008 küresel krizinin ardından altın fiyatlarında büyük sıçramalar görülmeye devam etti. Altın fiyatları; 2008 yılında 900 dolar, 2009 yılında 1.000 dolar, 2010 yılında 1.400 dolar ve 2011 yılında 1.800 dolar seviyelerini gördü. 2011 sonrasında düşüş trendine giren altın fiyatları; önce 1600 dolara, sonra 1.400 dolara geriledi. 2011 yılının Ağustos ayında altın tarihi zirvesini gördü. Eski FED Başkanı Ben Bernanke‘nin Ağustos ayının ortasında üçüncü parasal teşvik programı ile ilgili sinyaller vermesi ve borç krizi endişeleri, altın fiyatlarını tarihi zirveye yükseltmişti. 1.910 dolar seviyelerini gören altın fiyatları, 2011 Ağustos ayında % 16 oranında yükselerek, 1999 yılının Eylül ayından o zamana kadar görülen en iyi aylık performansını sergilemişti.
Altının 2011 yılında tarihi zirveyi gördüğü gün, 1.913,50 dolara kadar yükseldiği bilinmektedir. Ardından % 11,20 oranında düşerek ons fiyatı 1.886,40 dolara kadar geriledi. Bu sırada 2011 Aralık teslimli altın kontratları ise New York Comex piyasasında 1.917,90 dolara kadar yükselip, 1.888,80 seviyesinde sabitlenmişti.
2013 yılının Haziran ayı geldiğinde ise altın, sert düşüşler göstermeye başladı. Çünkü Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, bir süredir devam eden para politikasıyla ilgili Haziran toplantısında önemli açıklamalarda bulunmuştu. Bu açıklamalarda, ABD ekonomisinin beklenenden daha iyi bir gelişim gösterdiğini ve parasal genişlemeyi sonlandırabileceklerini dile getirdi. Bu haber ile altın fiyatları, 28 Haziran 2013 tarihinde 1.192 dolara kadar düştü.
Eski FED Başkanı Bernanke tarafından yapılan bu açıklama, altın fiyatlarında sert düşüşler görülmesine neden oldu. Yatırımcıların adeta şok olduğu bu aşamada, fiyatlarda ardı arkası kesilmeyen düşüşler yaşandı. Aynı zamanda Arap Baharı’nın dalgaları devam ederken, Ortadoğu’da siyasi ve askeri krizler de devam ediyordu. Bu durum ise altın fiyatlarını yukarı taşıyordu. 2010 yılında başlayan Arap Baharı, bildiğiniz gibi Arap dünyasında yaşanan halk hareketidir. Etkileri günümüzde de devam eden bu hareketin, FED’in düşürdüğü altın fiyatlarını dengelendiği düşünülüyordu.
Altın fiyatlarının 2011 Ağustos ayından bugüne kadar olan değişimini tablodan görebilirsiniz:

31 Temmuz 2013 tarihine gelindiğinde 1.314 dolar seviyelerinde seyreden altın fiyatları, yükselişini devam ettirdi. Çünkü Mısır’da yaşanan darbe sonrasında, Suriye’ye de müdahale beklentisi oluştu ve bu karmaşa altın fiyatlarını yukarı taşıdı. 2013 yılı Ağustos ayının sonuna gelindiğinde ise altın fiyatları, 1.410 dolardan işlem görmeye başladı.
2013 yılının Eylül ayı başladığında; FED’in teşvikleri sonlandıracağı beklentileri, açıklanan ekonomik verilerle desteklenmeye devam etti. Bu durum ise altını daha da aşağı çekiyordu. 2013 yılına 1.714,69 dolardan başlayan altın fiyatları, bir düşüş trendi içerisindeydi. FED açıklamasından önce, Mayıs ayında 1.419,60 dolar seviyesinde olan fiyatlar, Haziran ayında sert bir düşüşle 1.209,88 dolara gerilemişti. İlk tepkiler sonrasında dengelenen fiyatlar, Temmuz (1.334,22 dolar) ve Ağustos (1.414,28 dolar) aylarında yükselmeyi başarmış. Eylül ayında ise teşviklerin sonlanacağı ile ilgili beklentiler güçlenmiş ve altın fiyatları yeniden 1.343,74 dolara gerilemişti.
Eylül 2013’te altın fiyatlarında yaşanan düşüşler sonrasında, birçok uzman tarafından yorumlar ve yılsonu tahminleri de yapılmaya başlamıştı. Goldman Sachs tarafından yapılan açıklamalar ise gündemde darbe etkisi yaratmıştı. Goldman Sachs’a göre; FED’in teşvikleri azaltması ve ekonomik verilerin iyileşmesi ile kayıplar daha da genişleyecekti. Bu nedenle de altın, 1.000 doların aşağısına inebilirdi. Goldman bu açıklamalarına, 2014 yılı için altın fiyat beklentisinin 1.050 dolar olduğunu da ekleyerek endişelerin artmasına neden olmuştu.
Bernanke 19 Haziran’da yaptığı açıklamalarda, varlık alımlarını 2014 yılının ortasında sonlandırılabileceğini dile getirdikten sonra, altın fiyatları uzunca bir süre kendine gelemedi. Altının güvenli liman olup olmadığı da tartışılmaya başladı ve ABD’den gelen verilerin etkisiyle düşüşler devam etti. 2013 yılı varlık alımları durdurulacak beklentileriyle geçerken, ekonomik verilerde yaşanan düşüşler nedeniyle tarihler 2014 yılının Ekim ayını gösterdiğinde sonlandırılabildi. Çünkü varlık alımlarının kademeli bir şekilde durdurulmasının daha iyi olacağı kanısına varıldı. 2014 Ekim ayında da varlık alımlarına son verildi ve politika faiz oranının ‘kayda değer bir süre’ daha % 0 ile % 0,25 aralığında tutulması kararı alındı.
2014 yılına 1.268,51 dolardan başlayan altın fiyatları, varlık alımlarının durdurulduğu Ekim ayına kadar çalkantılı bir dönem geçirdi. Bu sürede Ben Bernanke’nin görev süresinin dolması ile başkanlık koltuğuna Janet Yellen‘in geçmesi konuşuluyor. Tarihler, 6 Ocak 2014‘ü gösterdiğinde ise ABD Senatosu tarafından Yellen’in adaylığı onaylandı ve kurumun ilk kadın başkanı olarak 3 Şubat 2014’te göreve başladı.
2014 Ekim ayı geldiğinde altın, 1.163,09 dolar ile sert bir düşüş gerçekleştirdi. Bu seviye; FED’in varlık alımlarını sonlandıracağını açıkladığı 2013 Haziran (1.209,88 dolar) ayından sonra görülen en düşük seviye olarak kaydedildi. Ardından 2015 yılının başına kadar bir yükseliş görüldü. 2015 yılı Ocak ayında ise 1.279,15 seviyesine ulaşıldı. Bu seviye sonrasında düşüşler yaşanmaya devam etti. Çünkü FED’in faiz artırımına gideceği konuşulmaya başladı. 2015 Temmuz ayında altın, FED Başkanı Yellen’in 2015 içerisinde faiz artırımına gidileceği sinyallerini vermesiyle düşüşe geçti. Dört ayın en düşük seviyelerine inen altın, 1.091,81 dolardan işlem gördü.
Hatırlayacağınız gibi 2015 Genel Seçimleri, 7 Haziran’da yapılmış; ama koalisyonun kurulamaması nedeniyle 1 Kasım’da yeniden seçime gidilerek, AKP tek başına iktidar olmuştu. Bu sırada ABD’den gelen ekonomik veriler de takip ediliyordu. 2015 Kasım ayında açıklanan tüketici fiyatları verisinin olumlu gelmesi ve FED’in Aralık ayında faiz artırımına gideceği beklentisinin güçlenmesiyle birlikte altın, 5 yıldan uzun bir sürenin en düşük seviyelerine indi. 2015 yılının Kasım ayında altın fiyatları, 1.060,84 dolara kadar düştü.
1 Kasım 2015 tarihinde ülkemizde gerçekleşen genel seçimler sonrasında, gram altın fiyatları son 2,5 ayın en düşük seviyelerini gördü ve 101,34 liradan işlem gördü. Bu seviye, Temmuz ayından bu yana görülen en düşük fiyat olarak kaydedildi. Seçimler öncesinde gram altın fiyatının yükseleceği konuşulurken, beklendiği gibi olmadı ve fiyatlar daha da düştü. Hükümetin kurulması ve artık güven ortamının gelişmesi gerektiği söylenmeye başladı.
FED’in varlık alımlarını sonlandıracağı beklentilerinin neredeyse 1 sene sürmesi gibi faiz artırımının yapılması da uzunca bir süre konuşuldu. Tarihler 2015 yılının Aralık ayını gösterdiğinde ve yılın son FED toplantısında, kısa vadeli faiz oranında 0,25 puanlık artışa gidildi. Faiz aralığı ise % 0,25 – 0,50 bandına yükseltildi.
Altın fiyatlarının, 2015 Kasım tarihinden sonra bir yükseliş trendine girdiğini söylemek ise grafikten de anlaşılacağı üzere yanlış olmayacaktır. FED faiz artırımlarına devam ederken dünya ülkelerinde meydana gelen karmaşalar, ABD’de açıklanan ekonomik veriler takip edilmeye devam ediyor. 2016 Ağustos ayının son gününde altın, FED’in yeniden faiz artırımına gideceği beklentilerinin güçlenmesiyle 2016 Mayıs’tan bu yana görülen ilk aylık kayba ilerliyor. Yaklaşık 1.310 dolar seviyelerinden işlem gören altın ons fiyatının, 2016 yılının sonunda 1.250 dolar seviyelerini görmesi bekleniyor.
Ücretsiz eğitim almak ve deneme hesabı indirmek için tıklayın.
Geçen gün ABD’de açıklanan tüketici güven endeksi verileri, Asya hisse senetlerini destekledi. Asya hisse senetlerinin bugünkü seyri ve merak edilenler haberimizde;
Borsa İstanbul, 2016 Zafer Bayramı’nın ardından Ağustos ayını karda kapatmaya hazırlanıyor. Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler ve merak edilenler haberimizde;
Her yatırımcı borsada para kazanmak amacıyla işlem yapıyor, değil mi? Kimse para kaybetmek için yatırım yapmıyor ve kötü yönünü düşünmüyor. Aslında borsada yapılan birçok hatanın nedeni de budur; her yönüyle yatırımları ele almamak. Yatırım yapmanın yalnızca para kazanmaktan ibaret olmadığını bilmelisiniz. Kazanmayı hedeflediğiniz parayı, hangi yoldan giderek bulacağınızı ve nelerle karşılaşacağınızı stratejilerinize eklemelisiniz. Körü körüne “para kazanacağım” düşüncesiyle hareket edemezsiniz. Birçok yatırımcı da bu düşüncesi yüzünden kaybetmektedir.
Evet, borsada yatırım yapıp para kazanmayı hedefliyorsunuz; ama ne olduğunu araştırma zahmetinde bulunmadınız. İşte yapacağınız en büyük hata budur; direkt 1 – 0 geride başladınız. Uzun yıllardan beri hizmet veren borsayı öğrenmeye gerek duymuyorsanız yatırdığınız parayı da ne olduğunu anlamadan kaybedersiniz. Aldığınız duyumlarla borsada sizin de para kazanabileceğinizi düşünmemelisiniz. Bu duyumlar karşısında gerçekten böyle olup olmadığınız, sizin de buradan kendi payınızı nasıl alacağınızı araştırmalısınız.
Borsada yatırım yapmanızın tek amacı, para kazanmak olmamalıdır. Bu parayı nasıl kazanacağınızın da bilincinde olmalısınız. Ayrıca hedeflediğiniz bir kar miktarı olmalıdır. Yalnızca “para kazanacağım” demek yeterli olmaz. Ne kadar parayı borsaya yatırarak hangi işlemleri yapacağınızı belirlemeli ve sonucunda elde etmeyi düşündüğünüz bir kar miktarı olmalıdır. Ancak bu sayede borsada planlı bir şekilde hareket edebilirsiniz ve başarılı olabilirsiniz.
Borsada yatırım yapmak dendiği zaman birçoğumuzun aklına hisse senetleri gelir. Borsanın tek yatırım aracı elbette hisse senetleri değildir.
Ne demişler; tüm yumurtaları tek bir sepete koysanız hepsini kaybedebilirsiniz. Borsada da bu geçerlidir. Hiçbir zaman tüm paranızı tek bir enstrümana bağlamamalısınız. Bir portföy oluşturmalı ve ona yatırım yapmalısınız. Alımları tek seferde aynı seviyeden yapmak yerine kademeli alımlar ile yapın. Bu sayede hem riskleri dağıtmış hem de farklı seviyeleri değerlendirerek kazancınızı artırmış olursunuz. Borsa portföyü nasıl oluşturulur öğrenmek için
Hayatta bir başkasına bağımlı yaşamak gibi borsada da kendi yolunuzu çizmezseniz başarılı olamazsınız. Başka yatırımcıların izlediği yolu taklit ederek bir yere kadar hareket edersiniz ve sonrasında başarısız olduğunuzu görürsünüz. Elbette gördüğünüz zaman her şey için çok geç olabilir. Borsaya başlarken biraz eğitim almış olsaydınız, böyle hareket etmemeniz gerektiğini de anlardınız. Kendi yolunuzu çizmeli ve borsadan beklentilerinize göre hareket etmelisiniz. Borsada özel yatırım stratejilerine sahip olmak için yapmanız gerekenlere
Ünlü emtia yatırımcısı
Piyasada yatırım yaparken psikolojik olarak sağlam bir duruş sergileyebilmeniz gerekiyor. Borsada yaşanan fiyat değişikliklerinden para kazanırsınız; ama bunlar karşısında panik olursanız değerlendiremezsiniz. Birçok acemi yatırımcı, borsada sakinliğini koruyamaz ve meydana gelen fiyat hareketleri karşısında heyecanlanarak hata yapar. Deneyimsizliği nedeniyle bu duruma düşer. Oysaki borsada sakin bir şekilde hareket ederseniz yaşanan dalgalanmaları bir fırsata çevirerek para kazanırsınız.
Borsada analizler, size alım – satım işlemleriniz için oldukça değerli bilgiler verecektir. Pozisyona hangi seviyeden girmeniz gerektiğini ve risk noktalarının neler olduğunu belirlemek için mutlaka analiz yapmalısınız. Analizlerin karmaşık yapısı nedeniyle gereksiz olduğunu düşünen yatırımcılar hata ederler. Çünkü hiç bilmediğiniz için size karmaşık görünüyorlar. Aslında çorap söküğü gibi olduklarını, araştırmaya başladığınız kısa süre sonra anlayacaksınız.
Borsada yatırım yapmaya karar verdiğiniz zaman, ekranlarla büyük bir aşk yaşamaya başlayacaksınız. Çünkü piyasalarda meydana gelen değişiklikleri anlayabilmek için takip etmeniz gereken önemli haberler vardır. Bu haberlerin takibini yapabilmek için sürekli olarak televizyon veya bilgisayar ekranlarına bakmanız gerekiyor. Takip ettiğiniz belli haber kaynakları olmalıdır. İlgilendiğiniz yatırım araçlarının hangi faktörlerden etkilendiğini bilmelisiniz ve bu faktörleri takip ederek fiyatlardaki değişiklikleri öngörmelisiniz. Canlı borsa takibi hakkındaki detayları daha önce sizlere
Bir hisse senedi para kazandırıyor diye ona yönelmek büyük bir hatadır. Eğer o hisse senedinin ait olduğu sektör hakkında hiçbir bilginiz yoksa yatırım yapmamanız gerekiyor. Bu konuda uzman yatırımcılar da aynı öneriyi size vermektedir. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız sektörlerde yaşanacak değişikliklere hakim olmazsınız. Araba fiyatları hakkında bir galeri sahibi daha bilgilidir değil mi? Hisse senetlerinde de aynı durum söz konusudur. Otomotiv sektöründeki her gelişmeyi takip ediyorsanız o alana yönelmeniz en iyisi olacaktır. Anlamadığınız halde inşaat sektörüne ait hisseler kazandırıyor diye portföyünüze eklemeye kalkarsanız hata edersiniz.
Borsada acemi olan her yatırımcı hata yapabilir. Bunda kötü bir durum yoktur; ama yapılan bu hatalardan ders alınmalıdır. Hata, tekrar edildiğinde hatadır. Ders alındığında ise sizi geliştirecek en iyi konudur. Hatalarınızı göremezseniz her şeyi doğru yaptığınızı düşünürsünüz. Kaybettiğiniz işlemler sonrasında neden – sonuç ilişkisi kurmaya çalışırsanız yaptığınız yanlışı görürsünüz. Sonra bunu nasıl düzeltebileceğinizi öğrenmeniz gerekiyor. Bunu öğrenene kadar işlem yapmamak sizin için daha iyi olacaktır. Kendinizi geliştirene kadar küçük adımlarla hareket etmeniz, tüm paranızı kaybetmemek için en iyi yoldur. İşlem büyüklüğünüzü deneyimlerinizle birlikte artırmanız, kazancınızı da aynı oranda yükseltecektir.
Borsa İstanbul, 30 Ağustos Zafer Bayramı öncesi günü hangi yönde tamamladı? Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler ve merak edilenler haberimizde;
Cuma günü gerçekleşen Jackson Hole Sempozyumu’nda Yellen’in yaptığı açıklamalar, ABD hisse senetlerini hangi yönde etkiledi? ABD hisse senetlerinde yaşanan gelişmeler ve kişisel harcamalar verisinin detayları haberimizde;
Hepimiz kolay bir şekilde para kazanma arzusuyla yaşıyoruz değil mi? Para kazanmak için mutlaka bir şeyler yapmalıyız; ama bunların oldukça basit olmasını isteriz. Elbette her iş kolay olacak diye bir kural da yok. Ayrıca bazılarımıza zor gelen işler, size çocuk oyuncağı gibi gelebilir. Forex piyasası da aynı şekildedir. Piyasa hakkında hiç bilginiz yoksa oldukça karmaşık olduğunu düşünebilirsiniz. Ama deneyimli bir forex yatırımcısıyla konuşursanız, size hiç de zor olmadığını söyleyecektir.
Küresel bir finans piyasası olan forexte, döviz bürosuna benzer şekilde yatırım yapılır. Yani doların değer kazanacağını düşünen bir kişi, cebindeki Türk lirası ile döviz bürosundan dolar alır. Daha sonra beklentisi gerçekleştiğinde yine döviz bürosuna giderek doları verir ve ilk baştakine göre daha fazla Türk lirasını cebine koyar. Forex işlemlerindeki mantık da aynı bu şekildedir. Doların yükseleceğini öngören bir yatırımcı,
Forex piyasasının tanımı yapılırken sıklıkla işlem kolaylığından bahsedilir. Hatta piyasanın avantajları arasında da “işlem kolaylığı” sayılmaktadır. Evet, bu şekilde olmasının birçok nedeni var. Şimdi bu nedenlerden bahsedelim:
Forex piyasasının sunmuş olduğu avantajlardan faydalanmak için iyi derecede bilgi ve deneyim sahibi olmalısınız. Yani forex piyasasını A’dan Z’ye öğrenmelisiniz ve işlemleri nasıl yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Piyasanın avantajlarından risklerine kadar her noktasını araştırmalı ve size uygun bir yer olup olmadığını öğrenmelisiniz. Bu nedenle forex piyasasında yatırım yapmaya başlamadan önce eğitimlerden faydalanmalısınız. Forex şirketleri tarafından verilen ücretsiz eğitimler sayesinde kendinizi kısa sürede geliştirebilirsiniz. Kitap, eğitim videoları, online seminerler ile teorik bilgilere sahip olurken; sanal para ile işlem yaptığınız demo hesaplar ile deneyim kazanırsınız.
Borsa İstanbul, Cuma günü gerçekleşen Jackson Hole Sempozyumu’nun ardından yeni işlem haftasına hangi yönde başlangıç gerçekleştirdi? Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler ve merak edilenler haberimizde;
Günümüzde birçok haberle karşımıza çıkan forex piyasası, hemen hepimizin dikkatini çekiyor. Çünkü para kazanmaktan bahsediliyor ve bu durum doğal olarak hepimiz için oldukça önemli. Gelirimizi artırmak ve daha iyi bir hayat standardına sahip olmak istiyoruz. Bunları elde edebilmek için de daha fazla paraya ihtiyaç duyuyoruz. Forex piyasasının ise size bunu vereceğini bilmek, doğal olarak ilginizi çekiyor değil mi? Bu nedenle de forex piyasasına olan merakımız gün geçtikçe artıyor.
Forex piyasası, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan finans merkezleri üzerinden yönetildiği için küresel bir yapıya sahiptir. Bu durum ise piyasanın hafta sonları hariç 5 gün 24 saat boyunca açık kalmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda dünyanın her yerinde bulunan yatırımcıların, ortak bir piyasada işlem yapması demektir. Yani siz Türkiye’nin herhangi bir ilinde işlem yaparken, ABD’nin bir şehrinde işlem yapan kişiyle aynı piyasada yatırım yapmış olursunuz.
Bu sorunun cevabını hemen vererek konumuza devam edelim. Evet, herkes forex ile para kazanabilir! Yapacağınız doğru yatırım işlemleri ve tecrübenizle birlikte atacağınız adımlar sayesinde forexten iyi bir gelir elde edebilirsiniz. Ama forex piyasasının işlem kolaylığını, hafife almamalısınız. Yani yapacağınız işlemleri ciddiye almalı ve disiplinli bir şekilde hareket etmelisiniz. Piyasa takibi ve analizler gibi konulara, büyük bir önem vermelisiniz. Çünkü forex piyasasında yaptığınız işlemleri, yatırım araçlarının fiyatlarında görülen dalgalanmaları doğru bir şekilde tahmin ederek yaparsınız ve para kazanırsınız.
Eğer aldığınız duyumlar nedeniyle forex piyasasında şansınızı denemek istiyorsanız; öncelikle işlemleri nasıl yapacağınız konusunda bilgi edinmelisiniz. Yani forex piyasasının karlı bir yer olduğunu bilip, “ben de payımı alayım” düşüncesiyle giriş yaparsanız hata edersiniz. Çünkü piyasanın neden karlı olduğunu bilmediğiniz gibi bu kardan nasıl faydalanacağınızı da bilmiyorsunuz. Yapmanız gereken ise forex için neden karlı bir piyasa dendiğini araştırmaktır. Zaten piyasa hakkında sorgular yaptığınız zaman karşınıza birçok bilgi gelecektir ve eğitim olanaklarıyla da bu şekilde karşılaşabileceksiniz.
Bugün gerçekleşecek olan Başkan Yellen’in konuşmaları öncesi Borsa İstanbul, haftanın son işlem gününe hangi yönde başlangıç gerçekleştirdi? Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler ve merak edilenler haberimizde;
Borsada yatırım yapmayı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, nasıl bir başlangıç yapmanız gerektiğini, ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu biliyor musunuz? Birçok kişi, borsada yatırım yapmaya başlamak için ne kadar birikime sahip olması gerektiğini merak ediyor. Yatırım yapmak isteyen kişilerin beklentisi, para kazanmak ve daha iyi bir gelire sahip olmaktır. Bunun için çabalayan yatırımcılar, borsada atacakları adımı doğru bir şekilde atarak kazançlı çıkmanın yollarını ararlar.
Borsada bir hisse senedi fiyatı ve komisyon ücretlerini karşılayacak kadar paranız varsa, yatırım yapabilirsiniz. Belli bir giriş ücreti bulunmamakla birlikte komisyon ücretlerini dikkate alarak hareket etmelisiniz. Çünkü yaptığınız işlemlerde aracı kurumunuza bir ücret ödersiniz. Bu ücretler, kurumdan kuruma farklılık göstermektedir. Borsaya girmeden önce bunun araştırmasını doğru bir şekilde yaparak en uygun komisyon ücretleri sunan kurumla anlaşmalısınız.
Borsada yatırım yapmak için kendinize bir bütçe hazırlamanız gerekiyor. Borç, kredi gibi geri ödenmesi zorunlu paralarla işlem yapmamalısınız. Eğer böyle bir teminatla borsaya girerseniz ve bu parayı kaybederseniz, oldukça kötü durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bunu yaşamamak için borsada değerlendireceğiniz bir miktar para biriktirmelisiniz. Bu birikimi birkaç ayda toparlayabilirsiniz. Zaten tasarruf sahibi bir tüketici olmanız gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuz değil mi?
Evet, kişilerin en çok endişe ettiği konulardan birisi de budur. Büyük bir zahmetle biriktirilen paranın borsada kaybedilmesi düşüncesi oldukça sinir bozucudur. Bu durumla karşılaşmanız muhtemeldir. Ama engellemek de sizin elinizdedir. Bilinçli bir yatırımcı olarak borsada kaybetmeden işlem yapabilirsiniz. Elbette “sıfır kayıp – maksimum kazanç” gibi bir durum da söz konusu değildir. Ama kayıpları minimum düzeyde tutmak ve böylece en iyi kazancı elde etmek mümkündür. Bunlar için iyi bir bilgi birikimine, deneyime, stratejiye ve psikolojiye ihtiyacınız olacaktır. Kısaca kendinizi bir borsacı olarak yetiştirmeniz gerekecektir.
Geçen gün başlayan Fırat Kalkanı operasyonu, Borsa İstanbul’u hangi yönde etkiledi? Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler ve merak edilenler haberimizde;